Yumurta Kabuğu Zarı İşe Yarıyor Mu?

Dün bir televizyon programı sayesinde bu takviyenin adını duyan ve anneme yararı dokunabileceğini düşünen ablam konuyu araştırılmak üzere bana pasladı. Meşhur eski bir İstanbul eczanesinin sahibi bu takviyeden ne kadar fayda gördüğünü anlatıyormuş.

Yazımın gerisini okuyacak kadar vaktiniz yoksa işe yarıyor mu sorusunun cevabını hemen vereyim: HAYIR. Konuyla ilgili tüm literatürü taramama rağmen yumurta kabuğu zarının eklem şikayetlerinde işe yarayabileceğini düşündüren kuvvetli veriye rastlamadım.

Duymamış olanlarınız için durumu özetleyeyim. Yumurta kabuğu zarı şu aralar eklem rahatsızlıklarına iyi geldiği iddiası ile pazarlanıyor. Projenin sözcülüğünü de bir İstanbul Üniversitesi fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı üstlenmiş gibi.

Konuyla ilgili yakın tarihli ne kadar makale bulsam içinde hocamızın adı geçmekte. Kendisini Canan Karatay hocamızın fizik tedavi dünyasındaki izdüşümü olarak mütala etmek de mümkün.

Eklemlerinden muzdarip sağlık tüketicisine ayda 50-100 TL gibi bir mali külfet oluşturması öngörülen bu ürünün esasen bir yumurta endüstrisi çöpü yan ürünü olduğunu düşününce, insan benzerlerini geçmiş yıllarda yaşadığımız “bir yumurta üreticisi-doktor ortak çalışması mı” diye kendine sormadan edemiyor.

Bilimsel yayınların endekslendiği PubMed’e “eggshell membrane VE joint” diye sordum. Karşıma konuyla ilgili sadece üç yayın çıktı. Başka anahtar kelimeler de denedim ama anlamlı ek sonuç yoktu.

Bulduğum üç yayının üçü de Kevin J. Ruff tarafından yazılmıştı. Makalelerin altında bay Ruff’ın ESM Ingredients şirketinin maaşlı elemanı olduğu, araştırmaların ödeneğinin de bu şirket tarafından sağlandığı belirtilmekteydi.

ESM Ingredients, kendi web sitesinde de açıkça ifade edildiği gibi Amerikalı bir yumurta üreticisinin “elimde kalan yumurta kabuklarını nasıl paraya çeviririm” sorusuna yanıt ararken kurduğu bir şirket.

İki ana sağlık takviyesi üretmekteler. Bunlardan biri yumurta kabuğu kalsiyumu (ESC), diğeri de doğal yumurta kabuğu zarı (MEN).

Bu makalelerin teknik analizini yapmanın yeri burası değil. Zaten biraz tıp biraz da istatistik biliyorsanız bu takviyenin işe yaradığını iddia eden üç araştırmanın aslında yetersiz ve yumurta kabuğu satan bir şirketin maaşlı memuru tarafından yazıldığını kolayca görebilirsiniz.

Ben bugün okuduklarım ve öğrendiklerim ışığında yumurta kabuğu zarı içeren takviyeleri, sonucu bu kararımı etkileyecek güçlü ve objektif araştırma sonuçları yayınlanana kadar önermiyorum.

Yorumlar 52

  1. Tespitiniz gayet güzel, aynı şeyleri bende farkettim ufak bir araştırmayla. Peki etrafımızda bu ürünü kullanıpta düzelen teyzeler varken bunun hiç bir faydasının olmadığını nasıl söyleyebiliyorsunuz? Ben şahsen gözlemledim ve dinledim yakınlarımdan.

    1. Post
      Author
      1. Placebo etkisini biliyorum. 2. Dünya Savaşında yoklukta ağrı kesici verildiği söylenerek ameliyat edilen insanları da biliyorum. Ama bu insanlar için geçerli. Az önce tavşanlarda bu ilacın olumlu etkilerinin gözlemlendiği akademik bir makalenin abstract ını okudum. Hayvanlarda da placebo etkisinin olacağını sanmıyorum. Peki yan etkisi hakkında bir fikrininz var mı yoksa sadece faydasız olarak mı görüyorsunuz?

  2. Beyfendi bir doktor olarak açıklama bekliyorum sizden, neden bazı doktorlar önerirken siz önermiyorsunuz? Bir yan etkisi yada zararı söz konusuysa aydınlatın lütfen site ziyaretçilerini. Sizi okuduğunuz makalelerde ne tatmin etmedi? Lütfen bizimle paylaşır mısınız?

  3. Post
    Author

    Yumurta alerjisi olan kişiler dışında herhangi bir yan etkisi olacağını düşünmüyorum. Bir girişimsel araştırmada yapılan girişimin anlamlı sonuç verip vermediğini anlamak için çalışmanın istatistiksel gücünü değerlendiririz.

    NEM isimli takviyenin insanlarda faydalı olduğunu ispat ettiği öne sürülen iki araştırma da ne yazık ki istatistiki olarak gerekli güce sahip değil. Toplamda 60 kadar deneğin plasebo ve NEM kollarına ayrıldığı, azımsanamayacak kadar oranda katılımcının çalışmadan ayrıldığı ve projenin bu takviyenin üreticisi olan firmanın maaşlı elemanı tarafından yürütülmesi gerçekleri benim bu ürüne ciddi şüphe ile yaklaşmamın ana sebepleri.

    Ne yazık ki ülkemizde de, dünyanın her bir köşesinde de maddi çıkar uğruna en olmadık, bilimsellikten çok uzak pek çok konuyu hararetle savunan bir dolu meslektaşım var. Bu onların kendi vicdani meseleridir ve başlarını yastığa koyduklarında rahat uyuyabiliyorlar, kıt kanaat geçinen insanlarımızın cebinden üç beş kuruş da biz çaldık diye rahatsız hissetmiyorlarsa kendilerini diyecek sözüm yok elbette.

    Tavşanlar ile ilgili makalenin bağlantısını paylaşabilirseniz onu da okur ve fikirlerimi paylaşırım memnuniyetle.

  4. İyi günler dr bey, annemin dizlerinde kireçlenme var fakat bunun ilacı yok sanırsam, doktorlar ilaç olmayan haplar yazmaktalar. Üç senedir beri kullanıyor ama fayda etmiyor. Ben de ona doğal yöntemler aramaktayım. Yumurta kabuğu hayallerimizi yıktınız 🙂 Bize tekrar umut olacak işe yarar bir şey yok mu?

    1. Post
      Author

      İlaçları yetersiz kaldığı noktada eklem içi enjeksiyonlar bir süre rahatlama sağlayabiliyor. Onlardan da fayda görülmediği durumlarda ne yazık ki ameliyat dışında fazla bir seçenek kalmıyor.

  5. Merhabalar,bundan 1,5 ay kadar önce dizlerimde 2.derece menisküs yırtığı olduğunu öğrendim kullandığım ilaçlar hiçbir işe yaramadı en son doktora gittiğimde ise bunun bir tedavisi olmadığını ve ömür boyu Ağrısını çekeceğimi söyledi,nemayla isimli doğal yumurta kabuğu zarından elde edilen ilaçtan en az 2 kutu bitirmem gerektiğini söyledi tedavi için,kutusu 96 tl olan bu ilacı 20 gündür kullanıyorum ve hiçbir şekilde yararı olmadığını söyleyebilirim,sizin yazınız dikkatimi çekti herkes bu ilacı yerlere göklere sığdıramazken siz çok iyi bir tespit yapmışsınız,ben şimdi ne yapmalıyım bunun bir tedavisi yok mudur henüz 17 yaşındayım bu Ağrıyı bir ömür çekecek miyim,yardımcı olursanız sevinirim,şimdiden teşekkürler.

    1. Post
      Author

      Menisküs yırtıklarının bir bölümü, herhangi bir tedavi olmaksızın 6-8 haftada iyileşebilir. Dolayısıyla şu anda ağrınızın devam ediyor olması, ömür boyu ağrı çekeceğiniz anlamına gelmez. Konzervatif yöntemlerle iyileşmeyen veya iyileşme imkanı bulunmayan menisküs yırtıklarında da fizik tedavi vee menisküs cerrahisi de iyi sonuçlar vermektedir. Karamsarlığa kapılmayın. Eğer başlamadıysanız satın almış olduğunuz takviyenin ikinci kutusunu hiç açmadan iade edin ve tecrübeli bir ortopedi uzmanı ile görüşün. O sizi gerektiği şekilde yönlendirecektir.

      1. Merhabalar; dizimdeki kıkırdaklarda aşınma ve sıvı toplanması vardı gittiğim fizik tedavi uzmanı bana nemalya yazdı aldım 15 gündür kullanıyorum ve sizlerin anlattıklarının aksine acayip faydasını gördüm, ilaçlarla hiçbişekilde azalmayan ağrılarım gittikçe azalmaya başladı dizimi bükmem imkansızdı şimdi bükebiliyorum, herkese tavsiye ederim 😉

    1. Post
      Author

      Romatoloji kongresi EULAR’a gönderilen araştırmanın özetini okudum. Özeti http://www.abstracts2view.com/eular/view.php?nu=EULAR16L_AB0762 adresinde görebilirsiniz. Özetin sonunda Disclosure of Interest başlıklı bir bölüm göreceksiniz. Bu bölüm araştırmayı gerçekleştiren “bilim insanlarının” kimlerden para aldığını listelemek için ayrılmıştır.

      N. Eskiyurt Grant/research support from: Investigator payment from Generica for the study, M. Saridogan Grant/research support from: Investigator payment from Generica for the study, K. Senel Grant/research support from: Investigator payment from Generica for the study, R. Gunaydin Grant/research support from: Investigator payment from Generica for the study, A. Erdal Grant/research support from: Investigator payment from Generica for the study, U. Akarirmak: None declared, O. Sendur Grant/research support from: Investigator payment from Generica for the study, K. Barut: None declared, G. Akyuz Grant/research support from: Investigator payment from Generica for the study, T. Ozsoy: None declared, T. Tuncer: None declared, O. Karatas Grant/research support from: Investigator payment from Generica for the study, J. Irdesel Grant/research support from: Investigator payment from Generica for the study, A. Ketenci: None declared, C. Aydagan Consultant for: Food Supplement Consultant of Generica

      Araştırmayı yapan ve EULAR’a gönderen ekipteki hemen herkesin NEM isimli takviyeyi ülkemizde pazarlayan Generica şirketinden ödeme aldıklarını açıkça görebiliyoruz.

      Umarım açıklayıcı olmuştur 🙂

  6. Siz iyi bir hekimsiniz anladım. Ve o takviye ürünü almaktan vazgeçti geçtim. Dúrüst hekimlerin olması ne güzel. Rabbim sizi iyilerle muhatap kılsín.

  7. Tamam da hocam para almalari dogal, gayet pazara giriliyor. Siz kendi mesleginizi ucretsiz mi yapıyorsunuz ? İsin ilginc tarafi pazarlamanin kötü oldugu para var para hekim degil bunlar demek ne anlama geliyor ?
    Gayet bilimsel olarak ortaya konmus ve kullananlarin kismen iyilestigi ve hayat içerisinde duzgun beslenme ve egzersizlerle kireclenmenin yasini oteleyebilecegimizin alti cizilmis.
    Simdi siz eger bunun yalan ve pompa oldugunu dusunuyorsaniz eger neden sikayet etmediniz ? Davaci olabilirdiniz.
    Yada bu sektorun en cok ekmek yedigi yer ilac yaz gonder, resimli egzersiz ver gonder oda yetmedi enjeksiyon yap biraz duzelsin bi kac aya gelir oda olmadi ameliyat et. Bu sureclerde para yok mu simdi ? Tamamen gonullu mu yapiliyordu. Fizik tedavi devlette bile yok. Sizin cikip yapilan bi arastirmayi sadece ucret aldiklari icin lekemenizin anlami yok. Bende size sunu soruyorum ? Mevcut durumda sektorde donen tl ne kadar ? Kas gevseticiler,kuru igneler, antidepresan(bunu artik ftr de yazabiliyor) tens, agri kesiciler ve enjeksiyonlar. Ben cok gordum gecici enjeksiyon yapmayi dusunup 3000 tl isteyen hekim ? Muayenesini 3 ayda bir degistiriyoruz. Nette cok var. Kesin konusuyolar bunlar. İste ben. Beni arıyordun sen bunca zaman ! Gecelim lutfen. Ben kireclenme hastasi degilim. Yasimda baya genc fakat bu sektorde bakis acisi olusturmak isteniyorsa kanita dayali olmali. Oyle para var uzak durun demekle olmuyor. Bu arada generica firmasi ile uzaktan yakindan alakam yok sadece yazinizi gordum zap yaparken. İyi calismalar.

    1. Post
      Author

      “Tamam da hocam para almalari dogal, gayet pazara giriliyor. Siz kendi mesleginizi ucretsiz mi yapıyorsunuz? İsin ilginc tarafi pazarlamanin kötü oldugu para var para hekim degil bunlar demek ne anlama geliyor”

      Bir ilaç veya takviye ancak işe yaradığı şüphesiz olarak kanıtlandığı takdirde pazara sunulmalıdır. Bu kanıtlama işi güçlü istatistiksel çalışmalar ile yapılır. Eğer istatistiksel gücü olmayan çalışmalar ile işe yaramayan bir ürünü işe yarayacak diye pazarlamaya çalışıyorsanız, hangi sektörde olursanız olun bunun adı şarlatanlıktır.

      Gayet bilimsel olarak ortaya konmus ve kullananlarin kismen iyilestigi ve hayat içerisinde duzgun beslenme ve egzersizlerle kireclenmenin yasini oteleyebilecegimizin alti cizilmis.

      Bilimsel çalışmaların gücünü ve geçerliliğini denetleme konusunda deneyiminiz olsaydı, bahsedilen çalışmaların ne kadar gülünüp geçilecek işler olduğunu kolaylıkla görebilirdiniz.

      Simdi siz eger bunun yalan ve pompa oldugunu dusunuyorsaniz eger neden sikayet etmediniz? Davaci olabilirdiniz.

      Bence davacı olması gerekenler bu ürünlere para verip bir işe yaramadığını gördüklerinde hüsrana uğrayanlar.

      Yada bu sektorun en cok ekmek yedigi yer ilac yaz gonder, resimli egzersiz ver gonder oda yetmedi enjeksiyon yap biraz duzelsin bi kac aya gelir oda olmadi ameliyat et. Bu sureclerde para yok mu simdi? Tamamen gonullu mu yapiliyordu. Fizik tedavi devlette bile yok.

      Ne işle uğraştığınızı bilmiyorum ama anladığım kadarıyla siz kendi işinizi bila bedel yapmaktasınız. Aynı mantıkla doktorun emeğinin de bir karşılığı olmamalı size göre. Bahsettiğiniz ilaç, egzersiz, enjeksiyon ve son aşamada ameliyat söz konusu rahatsızlığın tedavisinde izlenecek en doğru adımlar.

      Sizin cikip yapilan bi arastirmayi sadece ucret aldiklari icin lekemenizin anlami yok. Bende size sunu soruyorum ? Mevcut durumda sektorde donen tl ne kadar ? Kas gevseticiler,kuru igneler, antidepresan(bunu artik ftr de yazabiliyor) tens, agri kesiciler ve enjeksiyonlar. Ben cok gordum gecici enjeksiyon yapmayi dusunup 3000 tl isteyen hekim ? Muayenesini 3 ayda bir degistiriyoruz. Nette cok var. Kesin konusuyolar bunlar. İste ben. Beni arıyordun sen bunca zaman ! Gecelim lütfen.

      Yazıyı ve yorumlarımı dikkatlice okumak için vakit ayırabilirseniz ana meselenin şu olduğunu anlayabilirsiniz. Örnek, A isimli bir takviye var diyelim. Siz de A isimli takviyenin üreticisisiniz. Falanca üniversitenin B isimli öğretim üyesi ile temasa geçip ürünü destekleyecek araştırmalar yapmasını istiyorsunuz. Araştırma için bir miktar fon aktarıyorsunuz. Sonra B isimli öğretim üyesine “benim A markalı ürünümle ilgili toplantılarda konuşmacı olmanı istiyorum. Konuşma başına sana X TL para vereceğim.” diyorsunuz. Objektif ve bilimsel olması gereken B ürünü desteklemek için elinden geleni ardına koymuyor. Bilimsel gücü olmayan araştırmalar yapıyor. Bu desteksiz araştırma sonuçlarını referans göstererek A ilacı işe yarıyor diye konuşmaya başlıyor. Para ve insan doğası arasındaki ilişki maalesef böyle.

      Ben kireclenme hastasi degilim. Yasimda baya genc fakat bu sektorde bakis acisi olusturmak isteniyorsa kanita dayali olmali. Oyle para var uzak durun demekle olmuyor. Bu arada generica firmasi ile uzaktan yakindan alakam yok sadece yazinizi gordum zap yaparken. İyi calismalar.

      Bayram günü “zap yaparken” rastladığınız yazıma gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederim. Benim yazdığım herşey kanıtlarıyla yukarıda. Yalnızca biraz tarafsız okumak lazım. Biraz bilimden, istatistikten anlamak lazım neyin kanıt, neyin aldatmaca, neyin şarlatanlık olduğunu ayırt edebilmek için.

      Saygılarımla

  8. Hocam Allah gönlünüze göre versin, benim annemin de dizleri çok kötü, yürüyemiyor neredeyse. Doktorumuz fzik tedavi verdi ama ben de acaba alternatif tıp arayışlarına geçtim bir taraftan ve Ne iyi gelir diye araşıtırırken yumurta kabuğu zarına denk geldim. İşin doğrusu bu ilacı almak yerine bir anaokulum var ve her gün 80 yumurta tüketiliyor, haliyle zarlarını ayıklamayı düşündüm ve derken sizin makalenizi okudum. Maalesef bazı insanların merhametini çalmışlar! Hastalıklardan doğan acılarını nasıl hafifleteceklerinin derdine düşmüş insanları sömürmeye başlamışlar, dinleri imanları para olmuş şarlatanlar bunlar maalesef. Siz yazın hocam anlayan anlar, yok ben anlamak istemiyorum buyrun müsaitim diyen de aşk mektubu alır şarlatanlardan…hayırlı olsun onlara!

    1. Post
      Author

      Teşekkür ederim Bengü Hanım. Sömürü ne yazık ki her yerde olduğu gibi sağlık sektöründe de var.

  9. Merhaba Hocam. Benim de annem Ankara’da bir devlet hastanesine bel ağrısı şikayetiyle gitti ve fizik tedavi bölümünden bir doktor bu yumurta kabuğu zarı ihtiva eden gıda takviyesini reçete etmiş. Markasını burada yazmıyorum. Devlet karşılamıyor ve fiyatı oldukça yüksek. Sonuçta annemin bir emekli aylığı var. Bu gıda takviyesini nedir ne değildir diye araştırırken size rastladım. Anlatmak istediklerinizi gayet iyi anladım. Size çok teşekkür ediyorum. Olaya tarafsız yaklaşıyorsunuz ve vatandaşın mağdur olmamasını istiyorsunuz. Allah sizden razı olsun.

    1. Post
      Author
  10. 28 yaşında bir bayanım yaklaşık 10 senedir bel fıtığı ve kireçlenme yüzünden ağrılar çekyorum 3-4ay önce bende böyle bi ilaç kullandım tam olarak geçirdi diyemem ama kesinlikle 3aybeni müthiş rahatlattı şuan ağrılarım tekrar başladı tekrar kullanacağım.değilse şu genç yaşımdayaşamakta zorlanıyorum.

    1. Post
      Author
    1. Post
      Author
    1. Post
      Author

      Sema Hanım merhaba. İkinci kullanımınızla ilgili tecrübelerinizi buradan bizlerle de paylaşır mısınız? Örneğin ağrılarınız nerelerdeydi ve ne düzeydeydi. Takviyeyi ne kadar zaman kullandıktan sonra bir fark gördünüz ve ağrılarınız hangi düzeye geriledi? Biraz daha spesifik olabilirseniz hepimiz yararlanabiliriz deneyiminizden. Şimdiden çok teşekkürler.

  11. Benim belimde 2 adet fıtık ve kireçlenme var. Ağrı daha çok kuyruk kemiği, kalça bölgesinde oluyor ve bacaklarıma da vuruyor. İlk başta dediğim gibi ağrıyı tamamen geçirmiyor ama hafifletip rahatlatıyor. Mesela bacaklarımdaki gerilmeyi nerdeyse tamamen gideriyor. İlaç 4. günden sonra vücumda rahatlamayı hissettiriyor. Mesleğim öğretmenlik tamamen iyi niyetle yazıyorum. Birilerine fayda sağlayabilmek adına.

  12. Eczanelerde satılan ve “ilaç” olarak ruhsat almış ürünlerin kaç kaçı işe yarıyor acaba? Dünya ilaç çöplüğü olmuş… Doktorun biri bir ilaç yazıyor, işe yaramıyor… Sonra başka bir doktora gidiyoruz… Önceki ilaçlara, ilaçları yazana methiyeler döşüyor… Allah aşkına “ilaç”lar gerçekten işe yarıyor mu? Ya da kaçta kaçı gerçekten iddia ettiği işlevi görüyor? Peki yüzlerce yan etkisine ne demeli… Bir sıkıntıdan kurtuldum derken kullanılan ilaçların yol açtığı onlarca tahribata ne demeli? Yumurta kabuğundan yapılan takviyeler gerçekten işe yarar mı bilmem ama yukarıda “ilaç”ların serüveniyle ilgili yazılanlar beni hiç tatmin etmedi…

    1. Post
      Author

      Bahadır Bey “Eczanelerde satılan ve “ilaç” olarak ruhsat almış ürünlerin kaç kaçı işe yarıyor acaba?” sorunuza kısaca cevap vermek istedim.

      Yüzde yüzü işe yarar. Zaten işe yararlığı bilimsel olarak ispat edilmemiş hiçbir madde piyasaya ilaç olarak sürülemez. Ülkemizde de bundan sorumlu Sağlık Bakanlığıdır.

      Öte yandan da her ilaç herkeste aynı şekilde işe yarayacak şeklinde bir genelleme de yapılamaz. Çünkü ilaç ancak doğru tanıyla, doğru hastada, doğru biçimde kullanıldığında işe yarar.

      Yan etkiler ile ilgili olarak… Bir ilacın yan etki riski, ilaçtan edinilecek faydadan fazlaysa ilaç o hastada kullanılmaz. Örneğin dün mide kanaması geçiren hastaya bugün ağrısı var diye aspirin verilmez.

      Sağlık sistemiyle ilgili tatminsizliğimizin faturasını pozitif bilime ve teknolojiye kesmek biraz haksızlık olur kanımca.

  13. Kanımca, bu alanda çok az sayıda araştırmanın olması, bu ilaç veya takviyenin işe yaramadığı iddiasını tartışmaya açabileceği gibi, işe yarayıp yaramadığı konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulması gerekip gerekmediği tartışmasını da beraberinde düşündürmeye sevk etmelidir.

    Eğer ki bazı hastalar bu ilaç veya takviyeden yarar gördüklerini belirtiyorlar ise, bu hastaları birer istatistiksel veri olarak değil de, birebir incelemeye almak belki de pozitif bilime başka bir bakış açısı getirebilir. Ne yazık ki tıp bilimi her hastayı birey olarak ele aldığını savunmasına rağmen belli başlı araştırmalardan yola çıkarak istatiksel verilerin ve belli başlı protokollerin dışına çıkamadan tedavi yöntemleri geliştirmeye çalışıyor. Bazen hastaları dikkatli dinlemek ve hastalıklarında ortak bir nokta ya da ayrıştıran gizli bir husus olup olmadığını derinlemesine anlamaya çalışmak gerekebilir. Belki de her hasta, Sevgili Doktorlarımızın tabiri ile, “internet tıpçılığı” yaparak yorumda bulunmuyordur , bazıları çok önemli bilgileri veriyordur ama protokollerin takibi ile yapılan tedavilerde bu detaylar göz ardı ediliyordur.

    Ayrıca, plasebo etkisi ağrı tedavisinde hor görülmemesi gereken bir unsur olabilir mi? Tabii bununla ilgili birçok tartışma illa ki vardır. Mesela, ağrısı olan bir hasta, eli kesildiğinde ağrıya değil elindeki acıya odaklanabiliyorsa o zaman bu alanda da düşünülecek bir iki açık nokta muhtemelen vardır. Pozitif bilim için uçuk bir soru olmuştur bu belki de, kimbilir, yani plasebo-ağrı-acı üçgeni 🙂

    Bir de şöyle bir konu daha var: yumurta kabuğu zarı pozitif bilim tarafından henüz yeterli olarak kanıtlanamamış olmasına rağmen birçok tıp doktoru halen paça çorbasının eklemlere iyi geldiği yönünde görüş bildirebilmektedir. Bu durumda paça çorbası ile ilgili kayda değer sayıda istatistiksel veri ve araştırma olmasını beklemeli miyiz?

    Vitamin D’nin neredeyse her tıp branşında tavsiye edilip bugün gelinen noktada ise biraz daha mesafeli yaklaşılmaya başlanılması gibi, yumurta kabuğu zarının faydasının da gelecekte desteklenmesi ya da fikrin çürütülmesi aynı “trend”de ilerleyebilir.

    Sonuç olarak, biz hastaların genel görüşü tıp biliminin yavaş ilerlediği yönünde. Zira hasta psikolojisinde hemen çözüm bulabilme ihtiyacı ağır basıyor. Plasebo ilaç kullanıp ağrıyı baskılayabilen bir hasta iyi bir sonuç aldığına doğal olarak inanıyor. Bu gayet insani bir durum. İleri evre kanser tedavilerinde, ne yazık ki özellikle de ülkemizde, bazen bazı hastalara (iyileşme olasılığının çok düşük olmasına rağmen) kemoterapi uygulanması ile ümit vererek aslında plasebo etkisi yaratılmıyor mu? İşte bu noktada, çöpe gidecek yumurta kabuğunu değerlendirme çabası ile ölecek bir kanser hastasına ölene kadar kemoterapi vermek arasında çok ince bir çizgi beliriyor. Acı bir benzetme yaptığım için çok üzgünüm ama kemoterapi olan hastalarla derinlemesine görüşme yaparak bir araştırma yapılırsa buna benzer bir çok görüş ortaya çıkabilir.

    Bence, Sayın Doktor, hastalar NEM’in iyi geldiğini düşünüyorlar ise bırakın kullansınlar. NEM ilaçları paketinde zaten “gıda takviyesidir” ibaresini kullanıyor, eğitimli kafalar gıda takviyesinin iyileştirici değil yatıştırıcı etkisi olduğunu idrak edebilirler. İşte bu noktada doktorlara çok iş düşüyor, ve bu noktada da “ballandıra ballandıra” aktarılan görüşlere karşı “yatıştırıcı vs. iyileştirici” vurgusu yapılarak karşı görüşler geliştirilebilir.

    Bu arada ben de birtakım araştırmalara denk geldim. PubMed harici kanallardan. Aşağıdaki bahsettiğiniz araştırmalardan biri midir? Osteoartrit ağrıları için olumlu sonuçlar belirtmişler gibi geldi bana, ama iyileştiriyor diye herhangi bir bulgu ya da iddia zaten hiçbir araştırmada yok.

    Eggshell membrane in the treatment of pain and stiffness from osteoarthritis of the knee: a randomized, multicenter, double-blind, placebo-controlled clinical study
    Clin Rheumatol (2009) 28:907–914 DOI 10.1007/s10067-009-1173-4

    Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkürler.

    M.C.

    1. Post
      Author

      Merhaba. Güzel ve düşünülerek yorumunuz için teşekkür ederim. Pek çok noktada size katılıyorum. Bir iki konuyla ilgili de ilavelerim olacak.

      “…bu alanda çok az sayıda araştırmanın olması…”

      Peki neden çok az sayıda araştırma var? Neden bu ürünü (artık bu yazı bağlamında bu ürün temsili oldu, bu ürünün yanı sıra piyasada bulunan başka bir çok ne işe yaradığı belirsiz takviyeyi de kastediyorum) pazarlayan şirketler sattıkları şeyin işe yaradığını şüphe götürmeksizin ispatlayacak araştırmaları yapmıyorlar? Maddi imkansızlıklardan mı? Yoksa iyi tasarlanmış bilimsel bir deneyin sonuçlarının ürünlerini baltalayacağını tahmin ettikleri için mi?

      Anektodal veri ile bilim ve tıp icra etmeye başlarsak eğer herkese doğru yanlış her türlü tıbbi uygulamayı keyfi olarak vermeye başlarız. Bize neden böyle yaptın diye soran olursa da geçmişte böyle bir gözlemim olmuştu diye yanıt verebiliriz. Anektodal deneyimlerin tipik mi yoksa rastlantısal mı olduğunu tespit etmemiz gerekir. Bunun da yolu istatistiktir.

      “Ayrıca, plasebo etkisi ağrı tedavisinde hor görülmemesi gereken bir unsur olabilir mi?”

      Plasebonun ağrı üzerine %40’lara varan etkisini yadsıyamayız. Ancak umut tacirliği yapacaksak bunu daha az maliyetli hale getirebiliriz diye düşünüyorum. Plasebo ile ilgili beklentilerimizi de makul bir nokta ile sınırlandırmamız da yarar olduğunu düşünüyorum. Yoksa korkarım ruhani masumiyeti ile inanmaya yatkın insanımızın bir sonraki plasebo durağı hoca ve üfürükçülerdir.

      “…NEM ilaçları paketinde zaten “gıda takviyesidir” ibaresini kullanıyor…”

      Evet ancak aynı paketlerin üzerinde ve genellikle daha iri puntoyla “beklenmeyen bir etki görüldüğü takdirde doktorunuza danışın” diye de bir ibare var. Neden?

      “Clin Rheumatol (2009) 28:907–914 DOI 10.1007/s10067-009-1173-4”

      Söz konusu çalışmanın katılımcı profiline bakmanızı öneririm. Çalışmaya 67 kişi ile başlanıyor ve 29 kişi çalışmadan o veya bu sebeple dışlanıyor. Plasebo grubundaki hastaları başlangıç şikayetleri NEM verilenlerden %5 ila %10 daha ağır. Daha şiddetli yakınmaları olan hastalara plasebo, daha hafif yakınmaları olanlara NEM verildiği açıkça görülüyor. Sonuca şaşırdık mı? Hayır.

  14. Haklı olup olmadığınızı ayırt edici bilgilere sahip olmadığımdan “haklısınız” diyemeyeceğim. Ancak düzeysiz yaklaşımlara bile yaptığınız seviyeli ve sabırlı açıklamalara teşekkür ederim. Çok teşekkür ederim. Ülkemizde belki de en çok özlediğim şey, seviyeli tartışma üslubu ve kamu yararı gözetilerek yapılan çalışmalardır. Bunun için sizi tebrik ediyorum. Lütfen saldırgan ve seviyesiz yaklaşımlar sizi yıldırmasın. Gözlemlerime göre; insana ait emek ve çabaların sonuçsuz kalmasının en büyük sebebi “takdir edilme” eksikliğidir. Eskilerin dediği gibi “marifet iltifata tabidir, sermayesiz meta zayidir”. Takdir edilme beklentisi içerisinde olduğunuzu ifade etmeye çalışmıyorum.Lütfen yanlış anlaşılmasın. Buradan size ulaşıp tepki vermese de pek çok kişi yazılarınızı okuyor ve faydalanıyordur. Emin olun.

    Burada belirtmekte fayda gördüğüm bir başka konu daha var.Maalesef hekimlerin önemli bir bölümü hastaya saygı göstermekten uzak. Geçirdiğim kaza ve akabindeki rahatsızlıklardan dolayı kişisel deneyimlerimin sonuçlarıyla da doğruladığım bir görüş bu. Hekim cahil hastayı sevmiyor ama bilinçlenmeye çalışan, dolayısı ile eleştiri ve görüş bildiren hastayı hiç sevmiyor. Burada söz konusu olan ürün ile ilgili çekincelerimi doktorum ile paylaştığımda aldığım cevap ” Eh! Kullanma kardeşim. Nasıl istiyorsan öyle yap. Seni zorlayan yok.Biz de bir şey biliyoruz da söylüyoruz” mealinde oldu.
    Yumurta kabuğu ile ilgili araştırmalarım devam ediyor. Sizin not düştüğünüz hususlar dahilinde yapılan araştırmaları tekrar değerlendirmeye çalışacağım. Emeğinize ve katkılarınıza tekrar çok teşekkür ederim. Lütfen YILMAYIN.

    Saygılarımla,
    Nejat Ceyhun

  15. esm ingriedents şirketinin çalışanıyla türkiyedeki nemarto ilacının arasındaki bağlantıyı kuramadım..ilaç jenerika firmasının..kevin ruff başka bi şirketinin..
    dünyada yumurta kabuğu zarını sadece bu adamlar mı üretiyorlar..ürettiyseler bile ürettikleri seyı araştırma yapmaları kadar doğal bişey yok..

    1. Post
      Author

      Elbetteki ürettikleri şeyi araştıracaklar. Ancak size, bana bu ürünümüz mucizeler yaratıyor demeden önce yaptıkları araştırmalar kuvvetli olacak, aldıkları sonuçlar şüpheye yer bırakmayacak kadar güçlü olacak, tarafsız olacak. En başından beri anlatmaya çalıştığım bu. “Patronun adamları” tarafından yapılan bir araştırmanın ne kadar tarafsız olmasını bekleyebilirsiniz? Ülkemizde sadece Nemarto olarak değil, pek çok başka isimle de satılıyor bu takviye, yukarıdaki tabloya baktıysanız. Konunun Amerika ayağı bu takviyeye ait verinin nereden geldiğini göstermek için yazıldı, yoksa bizde bu fırsat dalgasını yakalamak için yelken açan onlarca şirketleri hedef almak için değil. Umarım ileriki yıllarda (yazıya konu olan araştırmalar yayınlanalı sekiz sene oldu) bu konuya açıklık getirecek büyük araştırmalar yapılır ve haklı çıkarlar iddialarında.

    1. Post
      Author

      Glukozamin-Kondroitin-MSM daha uzun süreden beri kullanılan ve çoğu zaman hastalardan fayda gördüklerini duyduğumuz bir takviye. Mucizevi bir düzelme sağlamamakla beraber ağrıyı hafifletmekte etkili olabiliyor. Birkaç ay kullanmayı deneyebilirsiniz. Direkt UpToDate’den alıntı:

      Glucosamine and chondroitin — In our clinical practice, we do not recommend these supplements routinely to all patients; however, we do not discourage their use for patients who are keen to take them, especially if symptomatic benefit is achieved with their use (except for glucosamine hydrochloride, which we recommend against).

      Otoriteler der ki, “biz Glukozamin-Kondroitin içeren takviyeleri hastalarımıza rutin olarak önermemekle beraber, kullanmak isteyen hastaları da, özellikle de fayda gördülerse, engellemiyoruz.” Tek başına Glukozamin’i ise önermemekteler.

  16. Sayın hocam selamlar.
    Bir kaza sonucu iki bacağımı da kırdım ve hızlıca nasıl ayağa kalkmanın yollarını arıyorum. Bu ilaçları kolajen yapıyı desteklediği ve kırıkların daha hızlı iyileşmesine yardımcı olduğu ilgili tavsiyeler aldım. sizin fikriniz benim için önemli. Kırıklar konusunda yardımcı olur mu acaba. Teşekkürler.

    1. Post
      Author

      Kemiklerin daha çabuk kaynamasını sağlayan bir takviye ne yazık ki yok. Ancak iyileşme sürecinde protein tüketmeyi, kalsiyum ve C vitamininden zengin beslenmeyi ihmal etmeyin.

  17. İyi bayramlar hocam annemin dizinde kireçlenme var ilaçlar fayda etmiyor acaba termal su ile tedavi görmesi çözüm olabilirmi

    1. Post
      Author

      Merhaba, hidroterapi, yani suda fizik tedavi egzersizleri, kireçlenme ile ilgili ağrı şikayetlerini azaltabilmektedir. Kalıcı bir çözüm olmasa da şikayetlerini azaltmaya, ağrısını dindirmeye yarayabilir.

  18. Iki gün dur ben direk yumurtanın zarini yiyorum ilaç olarak almadım kireçlenme olan ayak biletleri ayak baş parmagimda kalcak kemikleri tuaf bir yanmalar olmaya basladi ağrı yok gibi acaba devam etsem mi yumurta zarı yemeğe vücudunun nerdeyse her yerinde kireçlenme var

    1. Post
      Author
  19. Doktor Karaca sizi tebrik ediyorum. İyi ki varsınız. Sabrınız hoşgörünüz bilginiz ve emeginiz için tesekkür ederiz. Gercek bilim insanı!

    1. Post
      Author
  20. merhaba..7 hafta önce sol ayak bileğim burkuldu..3 hafta alçıda kaldı..alçıdan çıkınca dr.zorlamadan basabileceğimi söyledi..basınca ödem oluştu..mr.çektirdim..ayak altı ve bilekte kemik iliği ödemi..1 ay hiç üzerine basma dendi..dr.bey kemik iliği ödemi çokmu tehlikeli..nasıl geçer..hiçbir ilaç verilmedi ne önerirsiniz

    1. Post
      Author

      Kemik iliği ödeminin tedavisinin önemli bir bölümü doktorunuzun da önerdiği gibi ilgili bölgeyi dinlendirmektir. Bir aylık sürenin sonunda şikayetler geçmez ise başka tedaviler de uygulanabilir ancak yasal nedenlerle bunları burada paylaşamıyorum.

  21. hocam dizlerimde aşınma olmus.dr bana dzdenigne yapalım dedi.artiaid dıye bır ıgne napabilinir baska birsey demedi.mahallede guvendiğim eczacıda yaptırma PAHSA TİP II KOLAJEN diye bişey onerdi napsam acaba bana yardımcı olurmusunuz..

    1. Post
      Author

      Dizinizdeki aşınmanın derecesini bilmiyorum. Eğer çok yoğun ağrınız yok ise tip II kollajen (tavuk kolajeni olarak da biliniyor) deneyebilirsiniz. Belirtmekte yarar var, bu ürünün de işe yaradığını gösteren yeterli bilimsel kanıt yok. Eğer tip II kollajenden fayda görmezseniz eklem içi enjeksiyon yaptırmanızda da mahsur yok.

  22. Hocanın samimiyetine vr dediklerine katılıyorum. Ama insanları kandirmak gerçekten cok kolay en basit örnek bitkisel macun olarak satılan takviyelerin icinde Viagra etken maddesi çıkıyor ama kullanana sorsan işe yarıyor içinde bitkisel birleşim var diyecek. . Tv deki çörek otu yada ardic ismi altinda krem satan şarlatanlarin da sattığı kremin icinde agri kesici bi etken madde ile kullanan kisilerin kullandıktan sonra ağrının gectiği işe yaradığı hissine kapilmalarini sağlamak. .sonucta gluzakomin condroitin ilaclarinin icinde kullanilan msm de agri kesici görevi görüyor. . Mantiken agri kesildiğinde iyileşme hissi algılıyor olabiliriz. . Bahsi geçen yumurta zari ilaçlarında da sadece yumurta zari da yok diye biliyorum. Plasebo etkisi ise muhteşem bi detay ben insanin bu gücü kullanabilirse kendi kendini iyilestirebilecegine dahi inanıyorum.
    Son olarak kemik iliği kolajen alımı yumurta zarinin belirsizliginden daha mantiklı

  23. Hocam bu ürünün bir muadili gibi görünen (içindeki birkaç etken madde farklılığı dışında) Panem HD adlı ürün içinde aynı ölçülerinin geçerli mi? Bu ürünü tavsiye eder misiniz? 3 gün önce annemin kalça tutulmasından dolayı Fatih Sultan Mehmet Hastanesine gittiğimizde Fizik Tedavi Doktoruna yumurta safını sordum. Panel HD kullanabilirsiniz, faydası kişiden kişiye göre değişiyor dendi. Annemde dar kanal ve çok yoğun kireclenme var. Bir doktor acil ameliyat dedi özel bir hastanenin doktoru da ağrı kesici ilaç yazarak Fizik Tedavi önerdi. Yalnız Fizik Tedavi hiçbir ise yaramadı. 100 mt. yürümeden sonra beli tutuluyor. Sizin tavsiyeniz nedir hocam ?

    Teşekkür ederim bilgilendirmelerinizden dolayı..

    1. Post
      Author

      Merhaba Fırat Bey. Annenizin durumunda yumurta kabuğu zarı içeren takviyelerin faydası olacağını düşünmüyorum. Fizik tedaviye ne kadar devam edildi bilemiyorum ama fayda görmediyse ameliyat gerekecek gibi anlaşılıyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir